Erkeklik ve kadınlığı toplumsal kuruluşu ve değişimi-Aysun Yüksel

Nisan 13, 2010, 8:04 pm | Toplumsal Cinsiyet-Patriarka-Kadın Sorunu Köken kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

http://kendineaitbiroda.files.wordpress.com/2010/04/erkekligin-ve-kadinligin-aysun-yuksel.doc

Erkekliğin sınırlarını anlamaya kendimizden başlamak-Nil Mutluer

Nisan 13, 2010, 7:10 pm | Toplumsal Cinsiyet-Patriarka-Kadın Sorunu Köken kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

 Erkeklik ve erkekliğin sınırlarını tartışmak oldukça zor bir mesele. Entellektüel birikimsizlikten  veya  toplumu anlamamaktan değil.  Konuyu tartışanın da konunun bir parçası olduğuna sürekli kendini ikna etmesi gerektiğinden zor bir konu. Özetle, insanın kendisini anlayıp, eleştirip değişime açık olmasının zorluğundan. İktidarla ilgili birçok konu için bunu söyleyebiliriz elbette, ancak işin içine bir de Foucault’nun tabiriyle yasaklanmış konu cinsiyet (gender) girince mesele daha da çetrefilli bir hale geliyor.[1] Cinsiyet cinsellikle (sexuality), yani yasa va yasakla oldukça ilişkili bir alan. Çünkü, cinsiyet duyum, davranış, hazları, anatomik özellikleri ve biyolojik işlevleri bir arada toplayan ve aynı zamanda bireyin ve toplumun devamını şekillendirme gücü olan bir kavram. Hal böyle olunca da cinsiyeti tartışmak, toplumsal yapıları ve ilişkileri, bu yapı ve ilişkilerdeki değişiklikleri tartışmak anlamına geliyor. Ve elbette kişiye de bu toplumsal düzende nerelerde konumlandığını ve nedenini sorgulamak düşüyor.  Devam Erkekliğin sınırlarını anlamaya kendimizden başlamak-Nil Mutluer…

İğdiş Edilmiş Güzellik

Nisan 3, 2010, 12:27 pm | Uncategorized kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

http://kendineaitbiroda.files.wordpress.com/2010/04/igdis.doc

Maddeci Feminizm – Ayşe Düzkan

Nisan 3, 2010, 12:18 pm | Feminizm, Kadın Mücadelesi kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

maddeci Feminizm Fransa’da 1970′lerin başında ortaya çıkan, radikal feminizmin bir koludur. bu çizgi Fransa’da önce sorular feministes, Daha sonra nouvelle sorular feministesdergilerinde biçimlendi. Ingiltere’de sorun ve çekişme dergisi aynı çizgiyi savundu. Türkiye’de ise bu çizgiyi savunan kadınlar feminist ve Pazartesi dergilerinde eğilimlerden başka kadınlarla birlikte yer aldı.bu akım kimi zaman devrimci feminizm adını da kullandı. maddeci Feminizm, kadınlık özelliklerini mutlaklaştırıp yücelten özcü radikal feministlerden de, heteroseksüel cinsel ilişkiyi kadınlarla erkekler arasındaki sömürü ve tahakkümün üretildiği alan olarak gören (örneğin Andrea Dworkin gibi) radikal feministlerden de ayrılır. Buna karşılık, lezbiyenliği erkek tahakkümünden kurtulmanın tek yolu olarak gören devrimci feminist akımdan, Politik lezbiyenlerden de farklıdır. Öte yandan, son zamanlarda Sosyalist feministler de kendilerini maddeci Feminizm altında tanımlıyor. bizim kendimizi parçası gördüğümüz, ‘geleneksel’ maddeci Feminizm, marksizmin kadınlar konusundaki öngörülerini benimsemediği gibi, kadınların kurtuluşuyla Ücretli EMEĞİN kurtuluşu yani Sosyalist Devrim arasında, birinciyi ikinciye tabi, ikinciyi birincinin önkoşulu kılan herhangi bir nedensellik ilişkisi tanımlamaz. maddeci Feminizm, Kapitalist sınıflar savaşının farkında, zaman zaman bunun yanında ama buna tabi değildir. Devam Maddeci Feminizm – Ayşe Düzkan…

4 ACİL ŞART İÇİN KADINLAR ELELE, BİR ADIM ÖNE!-HALKEVCİ KADINLARKAMPANYA DOSYASI

Mart 6, 2010, 4:32 pm | Halkevci Kadınlar - 4 Acil Şart Kampanyası kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

4 ACİL ŞART İÇİN KADINLAR ELELE,  BİR ADIM ÖNE!

Krizin toplumsal alanda yarattığı çöküntü biz kadınların üzerine yıkılıyor. Kapitalizmin emeğe, insana, doğaya yönelen her yeni saldırı biçimi bizleri özel biçimlerde etkiliyor. Emeğimiz, bedenimiz ve yaşamımızın tamamı üzerinde yeni baskı ve sömürü biçimleri oluşturuyor. Neo-liberal politikalar bizleri piyasanın ve erkek egemenliğinin kıskacına alıyor.

Bugün neo-liberalizmin oluşturduğu krizden çıkış stratejileri emek üzerindeki sömürüyü artırmak ve insan ihtiyaçlarının tamamını piyasalaştırmak üzerine kurulurken, faturanın en ağırı biz kadınlara kesiliyor. Bunun kadınlar için sonucu belli; açlık, yoksulluk, işsizlik ve eve kapatılma; güvencesizlik ve ucuz işçilik; şiddet, baskı ve insanca bir yaşamı belirleyen tüm haklardan mahrumiyet. Bu duruma sessiz kalmayacağız. Haklarımızı almak için ellerimizi birleştiriyoruz.

Tüm Türkiye’den Halkevci kadınlar olarak, krizin yarattığı toplumsal yıkımın altında kalmamak, emeğimiz, bedenimiz üzerindeki baskı ve sömürüyü ortadan kaldırmak için; eşit yurttaşlık hakları temelinde onurlu ve insanca bir yaşam sürmek için verdiğimiz mücadelede derhal yerine getirilmesi gereken acil dört şartımızı belirledik.

Haklarımızı almak için ellerimizi birleştiriyoruz

  • Tüm Kadınlara Güvenceli İş İstiyoruz!
  • Tüm Mahallelerde ve Özel/Kamusal Tüm İşyerlerinde Parasız ve Nitelikli Eğitim Veren Çocuk Bakım Evleri ve Kreş İstiyoruz!
  • Sağlıkta Piyasalaştırmaya Son Verilmesini, Her Kadının Sağlık Hakkının Güvence Altına Alınmasını ve Her Mahalleye Sağlık Ocağı İstiyoruz!

Çok Tuhaf Bir İktidar:Annelik -Zeynep Direk

Aralık 21, 2009, 11:53 pm | Aile-Annelik-Kadın Kimliği kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

http://kendineaitbiroda.files.wordpress.com/2009/12/zeynep-direk.pdf

Bir Kadınlık Kategorisi Olarak “Annelik” – Selda Ustabaş

Aralık 21, 2009, 11:50 pm | Aile-Annelik-Kadın Kimliği kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

http://kendineaitbiroda.files.wordpress.com/2009/12/selda-ustabas.pdf

Her Zaman Her Yerde O Önce Bir Anne- Özlem Kaya

Aralık 21, 2009, 11:47 pm | Aile-Annelik-Kadın Kimliği kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

http://kendineaitbiroda.files.wordpress.com/2009/12/ozlem-kaya.pdf

Neoliberal Devlet ve Kadın -Yelda Yücel 26 Haziran 2008

Ekim 14, 2009, 7:50 pm | Neoliberalizm-Kamusal Haklar-Kadın kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

Yelda YÜCEL İstanbul – BİA Haber Merkezi26 Haziran 2008, Perşembe

 Türkiye tarihindeki en büyük kırılmalardan biri olan 2001 krizinin maliyetleri ve sonraki dönüşümler bugüne kadar epeyce tartışıldı. Ancak, bu dönüşümde kadınların aldığı pay ve kadın mücadelesi yeterince görünür olmadı. Oysa, Türkiye 2001 krizinden sonra küresel kapitalizmle bütünleşirken, bu dönüşümün topluma önemli maliyetleri oldu. Tarımdaki çözülme hızlandı, tekstil sektörü daraldı, kamu sektörü küçüldü, sosyal güvenlik haklarında erime hızlandı. Bu programın en “şaşaalı” beş yılında, yani 2002-2006 döneminde yüzde 7’yi aşan ekonomik büyüme yeterince istihdam yaratamadı. Şimdi düşük büyüme safhasındayız ve işsizlik hızlanmaya başladı. Bütün bu saydığım alanlarda, kadınlar kriz sonrası yeniden uyumun maliyetlerine katlanmak ve hayatta kalma stratejileri geliştirmek zorunda kaldılar. Öte yandan, sermaye birikiminin hiçbir şekilde formel ücretli emek piyasası içine çekilmeyecek, ücretsiz/karşılıksız emek olarak kalacak ya da geçimlik üretimle hayatını sürdürmeye çalışan emeğe ihtiyaç duyduğunu biliyoruz. Bu ihtiyaç sürdükçe kadınlar bundan sonra da iktisadi yaşamın temel bileşeni olmaya devam edecek. Avrupa Birliği uyum sürecinin de etkisiyle, kadın istihdamı ve girişimciliğinden sık sık söz edileceğini duyacağız. Devam Neoliberal Devlet ve Kadın -Yelda Yücel 26 Haziran 2008…

Ekonomik Krize Feminist Perspektifle Bakmak: Yelda Yücel ile Söyleşi Günce Şıralı Merve Tabur (BÜKAK)

Ekim 14, 2009, 7:44 pm | Kadın Emeği, Kriz ve Kadın kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın

 

Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi Yelda Yücel ile neoliberalizm ve kadınlar üzerindeki etkileri üzerine bir söyleşi hazırladık. Kayıtdışı- laşma, sendikalaşma, ev içi üretim ve bütün dünyayı olduğu kadar şu an Türkiye’yi de sarsmakta olan ekonomik kriz gibi konuları kadın bakış açısı üzerinden konuştuk. Yelda Yücel – Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı. Halen ekonomist olarak çalışıyor ve Bilgi Üniversitesi’nde dersler veriyor. 1990’lı yıllardan bu yana kadın hareketi içinde yer almakta. 2000 yılında Birleşmiş Milletler’in düzenlediği Pekin+5 Dünya Kadın Konferansı’na Pazartesi Dergisi’ni temsilen, 2006-2007 yıllarında Belçikalı feminist kuruluş Amazone’un İran ve Brüksel’de düzenlediği “Kadınlar ve Geçiş Sürecindeki Toplumlar” konferanslarına konuşmacı olarak katıldı. Makro ve feminist iktisat konularında çalışmalarını sürdürüyor.

 

BÜKAK: Birikim’in 267. sayısındaki yazınızda dünyada ‘80 sonrası gözlemlenen süreçte kadınların hizmet sektöründe ve kayıt dışı sektörde daha çok görünürlük kazandığını belirtmişsiniz. ’80 sonrası kayıt dışı sektörde ve hizmet sektöründe görülen artışın dinamiklerini kadın bakış açısından biraz açabilir misiniz? Yelda Yücel: Enformalleşme olarak adlandırılan durum, son otuz yılın yeni üretim modelinin bir sonucu. Bugün dünya kapitalizmine baktığımız zaman finans sermayesinin başat olduğunu, bunun yanı sıra üretimin teknolojinin yardımıyla parçalanıp tüm küreye yayıldığını ve merkezsiz üretim biçimlerinin yaygınlaştığını görüyoruz. Devam Ekonomik Krize Feminist Perspektifle Bakmak: Yelda Yücel ile Söyleşi Günce Şıralı Merve Tabur (BÜKAK)…

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'dan blog alın. | Tema Pool, Borja Fernandez tarafından yapılmıştır.
Yazılar ve yorum feeds.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.